Css meraklılarının öğrenmekte zorluk çektikleri bazı kodlar olduğuna inanıyorum. Bu kodları, şöyle bir iki şey yazıp, sonuçlarını görmeden öğrenemezsiniz. Bunlardan biride "clear" kodudur. Temelde çok kolay bir yapısı olan bu kod, bence Css'in iş bitirici kodlarındandır.
Yanyana gelen iki kutudan birinin diğerinden kısa olması sonucu, aşağıdaki kutulardan biri yukarı kayabilir. Bu da tasarımımızda istenmeyen bir görüntü ortaya çıkarır. Clear, bu sorunu ortadan kaldırır. Sözlerle tam olarak anlaşılmadıysa, yandaki resimi ve aşağıdaki kodları inceleyebilirsiniz.
Gravatar, (Globally Recognized Avatar) cümle alemdeki avatar demektir.
Temelde bloglar için yapılmış bu sistem, Gravatar.com sitesinden aldığınız bir hesap ve bu hesaba yüklediğiniz epostalarınız ve avatarınızı kaydetmenizle aktif hale geçiyor. Bu dakikadan sonra, bu sisteme sahip bloglarda e-posta adresinizle yorum yaptığınızda, yorumumuzun yanında avatarımız görünecektir.
Smashingmagazine sitesinde rasladığım, sıradanın biraz dışındaki 404 hata sayfaları derlemesini gördükten sonra, bende kendi blogumun ilgili sayfasını yenilemeye karar verdim.
Biraz düşündükten sonra, bu sayfada ziyaretçileri karşılayacak birinin olması gerektiği fikrine vardım. Sonuç aşağıda.
Son zamanlarda beslenme uzmanlarının, sağlıklı bir yaşam için söylediği birşey var; "Sık öğünlerle ama azar azar tüketilmeli yiyecekler". Kalmadı öyle eskisi gibi, bir oturmaya bir kuzu bitirip, 3-5 gün midesine bir şey almadan at sırtında giden pehlivanlar.
Şimdilerde internet kullanıcıları da, bu yeni yöntemi kullanır oldu. Eskiden tüm gece boyunca Mirc'de bir kanala bağlanıp, birkaç kişiyle konuşmak için bekleyen internet kullanıcıları, şimdilerde tüm gece internet başında oturmaktansa geceleri uyuyor. Sabah yolda giderken iPhone'undan haberlere bakıp, mailerini cevaplıyor. Akşamları 1-2 saat bloguna yazı yazmaktansa, Twitter'a gün içinde bir kaç mesaj atıyor.
Bu nedenledir ki, Twitter gibi (micro) azar azar ama daha sık kullanılan sitelere yönleniyor insanlar.
Örneğin, bugün katıldığınız bir konferansı, akşam bilgisayar başında yorumlamaktansa. Konferansta verilen her arada iPhone'nunuz ile konuşmacıları tek tek yorumluyorsunuz Twitter'da.
Peki bu yapı ileride neler getirecek?
- Bilginin akış hızı Twitter gibi siteler nedeniyle her geçen gün artıyor. Bunu son olarak THY'nın kaza yapan uçağının, ilk görüntülerinin Twitter'a düşmesiyle bir daha gördük. İlerleyen günlerde Twitter, Friendfeedgibi bir çok uygulama çıkacaktır.
- İnsanlar şimdilerde nasıl sağlıklı beslenmeye çalışıyorlarsa, ilerleyen günlerde sağlıklı internet kullanıcıları çıkacak. Hatta bu konuda firmalarda seminerler bile verilecektir. Muhtemelen bu işin danışmanlığını yapacak kimselerin oluşturacağı bu iş kolunun çıkması an meselesidir, "İnternet Diyetisyeni" fena bir isim olmaz sanırım. Bu mesleğe mensup olacak arkadaşlardan, komisyonumu isterim:)
- İnternettin telefona taşınmasıyla, telefon uygulamaları (mobil web siteleri vb.) sektöründe büyük bir rekabet başladı, daha tam anlamıyla büyümese de ilerleyen günlerde muhakkak büyüyecek.
- Wolfram Alpha gibi arama motorlarının modası her geçen gün artacak. Çünkü internette küçük ama birbiriyle ilintili binlerce bilginin, çek göster şeklinde sunulması, internet kullanıcılarına yetmeyecek. Bu bilgilerin çekilip, yorumlanıp, derlenerek kullanıcılara sunulması gerekecek. Bunu yapanlar sektörün yeni liderleri olacak. Kim bilir dün hayatımızda olmayan, bugünse vazgeçilmezimiz olan Google, belki de yarın gerçekten tarih olacaktır.
Bir süredir aklımda bir e-bülten hazırlama fikri vardı. E-Bültenler standart birer HTML sayfa olmalarına rağmen, bu sayfalarda harici bir CSS dosyasından faydalanamıyorsunuz. Çünkü yahoo, gmail, hotmail gibi mail hizmeti veren siteler, mevcut kodları görmemezlikten geliyor. Nasıl mı?
Örneğin hazırladığınız bir e-bülten sayfasının tepesine koydunuz aşağıdaki kod, bir mailin içinde yok olur. Böylece hazırladığınız sayfanın tabiri caizse şaftı kayıyor. Bu nedenle hazırlayacağınız e-bülten sayfasının tüm özellikleri kendi üzerinde barınmalı.
Netice olarak bu işin biraz cansıkıcı olduğunu işin başına oturunca daha iyi farkettim. Ve bu işle uğraşacak arkadaşların canları sıkılması diye basit bir uygulama yazdım. Uygulamanın nasıl çalıştığı aşağıdaki videoda anlatılmıştır, izleyebilirsiniz. İzlemek istemeyenler içinse konuyu kısaca özetliyeyim.
E-Bülten Hazırlama Uygulaması, yazısına tıkladığınızda karşınıza çıkan formu dikkatlice doldurun. Daha sonra formun aşağısındaki "Bültenimi Oluştur" butonuna tıkladığınızda e-bülteniniz otomatikmen oluşacaktır. Daha sonra bu oluşan sayfayı ister Outlook, ister Thunderbird'e Text olarak kaydedip (Insert as Text), istediğiniz e-posta adreslerine gönderiniz.
Unutmayın aşağıdaki videoda örnek bir uygulama vardır, izleyebilirsiniz. Videodaki e-bülten hotmail aracılığıyla gönderilmektedir.