Gravatar, (Globally Recognized Avatar) cümle alemdeki avatar demektir.
Temelde bloglar için yapılmış bu sistem, Gravatar.com sitesinden aldığınız bir hesap ve bu hesaba yüklediğiniz epostalarınız ve avatarınızı kaydetmenizle aktif hale geçiyor. Bu dakikadan sonra, bu sisteme sahip bloglarda e-posta adresinizle yorum yaptığınızda, yorumumuzun yanında avatarımız görünecektir.
Son zamanlarda beslenme uzmanlarının, sağlıklı bir yaşam için söylediği birşey var; “Sık öğünlerle ama azar azar tüketilmeli yiyecekler“. Kalmadı öyle eskisi gibi, bir oturmaya bir kuzu bitirip, 3-5 gün midesine bir şey almadan at sırtında giden pehlivanlar.
Şimdilerde internet kullanıcıları da, bu yeni yöntemi kullanır oldu. Eskiden tüm gece boyunca Mirc‘de bir kanala bağlanıp, birkaç kişiyle konuşmak için bekleyen internet kullanıcıları, şimdilerde tüm gece internet başında oturmaktansa geceleri uyuyor. Sabah yolda giderken iPhone‘undan haberlere bakıp, mailerini cevaplıyor. Akşamları 1-2 saat bloguna yazı yazmaktansa, Twitter‘a gün içinde bir kaç mesaj atıyor.
Bu nedenledir ki, Twitter gibi (micro) azar azar ama daha sık kullanılan sitelere yönleniyor insanlar.
Örneğin, bugün katıldığınız bir konferansı, akşam bilgisayar başında yorumlamaktansa. Konferansta verilen her arada iPhone’nunuz ile konuşmacıları tek tek yorumluyorsunuz Twitter’da.
Peki bu yapı ileride neler getirecek?
- Bilginin akış hızı Twitter gibi siteler nedeniyle her geçen gün artıyor. Bunu son olarak THY’nın kaza yapan uçağının, ilk görüntülerinin Twitter’a düşmesiyle bir daha gördük. İlerleyen günlerde Twitter, Friendfeed gibi bir çok uygulama çıkacaktır.
- İnsanlar şimdilerde nasıl sağlıklı beslenmeye çalışıyorlarsa, ilerleyen günlerde sağlıklı internet kullanıcıları çıkacak. Hatta bu konuda firmalarda seminerler bile verilecektir. Muhtemelen bu işin danışmanlığını yapacak kimselerin oluşturacağı bu iş kolunun çıkması an meselesidir, “İnternet Diyetisyeni” fena bir isim olmaz sanırım. Bu mesleğe mensup olacak arkadaşlardan, komisyonumu isterim:)
- İnternettin telefona taşınmasıyla, telefon uygulamaları (mobil web siteleri vb.) sektöründe büyük bir rekabet başladı, daha tam anlamıyla büyümese de ilerleyen günlerde muhakkak büyüyecek.
- Wolfram Alpha gibi arama motorlarının modası her geçen gün artacak. Çünkü internette küçük ama birbiriyle ilintili binlerce bilginin, çek göster şeklinde sunulması, internet kullanıcılarına yetmeyecek. Bu bilgilerin çekilip, yorumlanıp, derlenerek kullanıcılara sunulması gerekecek. Bunu yapanlar sektörün yeni liderleri olacak. Kim bilir dün hayatımızda olmayan, bugünse vazgeçilmezimiz olan Google, belki de yarın gerçekten tarih olacaktır.
Blog okumak, internette severek yaptığım şeylerden biri. Bunu daha önce yazdığım “Her Gün Bir Doz Blog” adlı yazımdan bilenleriniz vardır.
Çoğu kimsenin sıkıntısı, doğru bilgiyi doğru yerlerde aramamak. “Her Gün Bir Doz Blog” da bu amaçla yapılmış bir çalışmaydı. Bugünkü yazımda da “Pazarlama ve Sosyal Medya” üzerine yazılarıyla sürekli takip ettiğim birkaç arkadaşın (kimisine yaştan ötürü abi diyebilirim galiba
) blogunu listeleyeceğim. Liste aşağıda buyrun inceleyin.
Uğur Özmen
Murat Buyurgan
Yüce Zerey
Burak Büyükdemir
Metin Kahraman
Özgür Alaz
Nokta İnternet Teknolojileri‘ni blogcu.com, döviz.com, izlesene.com ve sinemalar.com gibi kullanışlı oldukları kadar sade ve şık tasarımlarıyla da dikkat çeken projeleriyle tanıyoruz.
Nokta İnternet Teknolojileri, bundan bir süre önce elinde bulunan 200.000′den fazla alan ismini satışa çıkardı. Noktadomains.com sitesinden satışına başlanılan isimleri, sitede bulunan arama formunu kullanarak inceleyebilirsiniz. Tek yapmanız gereken aradığınız ismin neyle ilgili olduğunu yazmak.
Örneğin, “Computer” yazıp arama tuşuna bastığınızda, karşınıza ComputerChats.com, ComputerCpus.com, ChangeComputer.com gibi isimler dökülüyor. Geriye listede ilginizi çeken bir ismin olup olmadığını incelemek kalıyor.
Unutmadan isim fiyatları ortalama 900$ ila 1000$ civarlarında.
Daha önce PHP Framework - Kohana Kullanımı adlı bir yazı yazarak, Kohana'ya basit bir giriş yapmıştık. Bugünse biraz daha ilerleyerek Kohana ile veritabanından birkaç veri çekeceğiz.
İlk olarak MYSQL'de "blog" adlı bir veritabanı oluşturuyoruz. Ve bu veritabanımızın içine "users" adlı bir tablo açarak, bu tabloya "id, username, email" adlı 3 adet sütun ekliyoruz. Sonrasında tablomuz içinde veri çekmek için bu tabloya elle birkaç veri girelim.
Sonrasında veritabanımıza bağlanabilmek için Kohana'nın içerisinde gelen klasörlerden "system/config/database.php" dosyasını bularak açalım. Ve aşağıdaki ayarları kendimize göre düzenleyelim.
PHP:
-
'type' => 'mysql',
-
'user' => 'root', /*Veritabanımızın kullanıcı adı
-
'pass' => '', /*Veritabanımızın şifresi
-
'host' => 'localhost',
-
'port' => FALSE,
-
'socket' => FALSE,
-
'database' => 'blog'
Bu ayardan sonra artık veritabanımıza ulaşabiliriz.
Şimdi "application/controllers" klasörünün içerisine "user.php" adlı bir dosya açalım. Ve aşağıdaki kodları bu dosyaya ekleyelim.
PHP:
-
class User_Controller extends Controller {
-
-
public function index(){
-
$db=new Database;
-
$result= $db->query('SELECT * FROM users'); /*Tablomuzdan verileri çekiyoruz.
-
echo $db->last_query(); /*Yaptığımız sorguyu ekrana bastırıyoruz
-
foreach($result as $row){ /* Tablomuzdaki tüm verileri sırasıyla yazdırıyoruz.
-
echo $row->username . '</br>' ; /* Kullanıcı adını yazdırıyoruz.
-
echo $row->email . '</br>' ; /* E-maili yazdırıyoruz
-
}
-
}
-
}
Sayfamıza kodları ekledikten sonra kaydedelim. Şimdi yazdığımız kodların ne işe yaradığını görme zamanı. Tarayıcımızı açıp adres kısmına "http://localhost/kohana/index.php/user" yazıp, Enter'a bastığımızda ekrana yukarıda yazdığımız SQL ifadesi ve tablomuzda bulunan kullanıcı adı ve emailler basılacaktır. Hepsi bu kadar.