Web, işletme ve inovasyon hakkında bir takım yazılar İletişim için Form

Defocuyu takip etmek isteyenlere, RSS - FeedBurnerSanal Alemde Ben, Friendfeed - Flickr - Twitter - Vimeo


Fireworks İle Hortum Tasarımı

Fireworks web tasarımı yapanlar için,  kısa sürede iyi işler çıkarma imkanı veren bir Adobe ürünü. Photoshop gibi üstün özellikleri olmamasına rağmen, amaca yönelik araçları ve efektleriyle bir web tasarımcısının hemen hemen tüm ihtiyaçlarını görüyor. Fireworks‘le yaptığınız çizimleri, Flash programıyla tasarlayacağınız animasyonlarda da rahatlıkla kullanabiliyorsunuz.

Bugün benim bir Flash animasyonda ihtiyaç duymam üzerine, Fireworks kullanarak yaptığım sade bir hortum tasarımını anlatacağım size.

İlk olarak Fireworks’te boş bir sayfa açalım. Daha sonra sayfanın ortasına bir elips çizelim. Ben çizdiğim elipse, mavi rengi kullanarak Gradient uyguladım.

Şimdi can alıcı noktaya geldik. Çizdiğimiz elipsin üzerine bir kere tıkladıktan sonra, Fireworks’un yukarısındaki menülerden Commands‘a geliyoruz. Daha sonra Commands‘ın altındaki Creative seçeneğine giriyoruz. Buradan da Twist and Fade seçeneğine tıklıyoruz. Karşımıza bir ekran açılacak. Bu ekranda ki değerleri değiştirdiğinizde açılan penceredeki Preview kısmında yaptığınız ayarların sonucunu, kayıt yapmadan görebilirsiniz. Ben ayarları Steps: 44, Spacing: -5, Rotation: 360, Opacity: 60 olarak ayarladım ve Apply diyerek tasarımımı bitirdim. Siz ayarları istediğiniz gibi yapabilirsiniz.


Kasım 14th, 2008 Etiketler: , , , ,
| Kategori: Defocu | Yorum Yap » Yazar: abdullah

Pazarlama, Telefonum, Eğitim Sistemi ve Ulusa Sesleniş

Pazarlama sınavına girdim bugün, berbat geçti. Her zaman ki bildik şeyler, oku oku oku. İnsanı bir süre sonra okumaktan bile soğutuyor bu tip sınavlar. İhtiyaç, İstek, Niş Pazar, Hedef Pazar Seçimi ve daha neler neler. İki gün okuyup girilen bu tip sınavlarda, sınavdan sonra ki iki günde herşey unutuluyor.

“Dünyada bir ülke var mıdır acaba?” (Çok reklam kokan bir cümle oldu.) Üniversite öğrencilerine iş kurmaları için yardımcı oluyor. Teşvik falan da istemez, mesela iş sahibi bir üniversite öğrencisi ise vergi almasın. O zaman iki gün okuyup girilen bu sınavlarda ki, bilgiler sınavdan sonra ki iki günde de unutulmaz. Belki o zaman dünyada bir tane “google”da olmaz. Öğrenciler “İhtiyaç nedir? – Pazar nasıl bölümlendirilir? – Hedef pazar nasıl seçilir?” uygulamalı olarak öğrenir, herhalde bir daha da unutmazlar.

İyi fikir gerçekten, buradan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’a sesleniyorum; “Öğrencilerimiz kendi işlerini kurabilsin, siz de onlardan öğrencilikleri süresince vergi almayın.” Bakarsınız bu satırlar toplu bir harekete dönüşür, bu tarihi kaydedin.

Hazır ısınmışken niye bizim Teknoloji Bakanı’mız yok? Veya var da, başka bir bakanlığın son eki olduğu için biz varlığından haberdar değil miyiz?. Örneğin, Aileden Sorumlu Devlet ve Teknoloji Bakanı

Son olarak bugün emektar telefonum, pazarlama sınavı sonrası, eğitim sistemini protesto edercesine, 6 buçuk yıllık ömrüne son noktayı koydu. Aranızda bazıları çüş diyebilir. Evet 6 buçuk yıl, dile kolay. Emektar Siemens C55. Zamanında reklamlara bile çıkmıştı, kaynanası arayan bir adam, kaynanasının aradığını, telefondan çıkan hindi sesinden anlıyordu. Birde Zerda dizisine çıkmıştı, bizzat bu gözler gördü, o zamanlar küçük olan kardeşimin çığlıklarıyla. Son üç yıldır, onunlayken kendimi mütaahhit gibi hissediyordum, (Bir söylentiye göre mütaahhitlerde hep takoz telefonlar olurmuş) millet kafa bulsa da. Neyse garip bir gündü işte, bu arada telefon bakıyorum, tavsiyelerinizi beklerim.


Kasım 10th, 2008 Etiketler: , , ,
| Kategori: Defocu | 1 Yorum » Yazar: abdullah

Neden Blog Yazar Ki İnsan?

Bu yazıyı yazmadan, yazının başlığı hakkında bir süre düşündüm. Aslında başlık “Neden Blog Yazmalı?” veya “Neden Blog Yazıyorum?” falan olabilirdi. Ama sonunda yukarıdaki başlıkla olaya son noktayı koydum.

Yazımız hala kendine bir blog açıp açmamak konusunda, kararsız olan arkadaşlar için. Ben de blog yazmaya başlamadan önce “Acaba yazsam mı?” diye bir hayli düşünmüştüm. Bakın şimdiden 1 ayı devirdik. O günlerden bu günlere (altı üstü bir ay oldu ama), blog yazmanın bana kattıklarından bahsedeceğim.

1- Öncelikle yazma işine başlamadan bir süre önce, “Oku, oku nereye kadar?” diye söylenmeye başlamıştım. Eğer bu cümleyi sık kullanmaya başladıysanız, yakında sizi de aramızda göreceğiz demektir.

2- İnsan blog yazmaya başlayınca, farklı olmak istiyor. Bilinmeyi bilmek, ilk önce o anlatmak istiyor. Altı üstü bir ay olmasına rağmen, ben de duyduğum ama uygulamaya üşendiğim Sırf konusunu öğrendim mesela. Sırf bir gün blogumda yazarım diye.

3- İnsanlarla daha fazla iletişime geçme fırsatınız oluyor. Blogunuzu ziyaret edenler sizden, belki adını bile duymadığınız konularda yardım istiyorlar. Araştırıyorsunuz, öğreniyorsunuz, yazıyorsunuz.

4- CV’nize yazacak bir şeyiniz daha oluyor.

5- İnsan bilgisinin de zekatını vermeli di mi?

Evet, sizi de aramızda görmek isteriz. Düşünmeyin yazın.


Ekim 30th, 2008 Etiketler: , ,
| Kategori: Defocu | Yorum Yap » Yazar: abdullah

Tüm Arkadaşlardan Özür Dilerim

Son iki gündür, işten güçten fırsat bulduğum her boş dakikada blogumun şablonuyla oynayarak ziyaretçi arkadaşlardan, eşten dostan geri bildirim alıp duruyorum. Arada aldığım bazı maillerdeyse sitem vardı.

Tüm bu can sıkıcı süreçten dolayı herkesten özür diliyorum. Artık uzun bir süre blogumun görünümü budur, umarım yeterince kullanışlı olmuştur.


Ekim 26th, 2008 Etiketler: ,
| Kategori: Defocu | 2 Yorum » Yazar: abdullah

Her Gün Bir Doz Blog

Herkese selamlar, yarın akşamdan itibaren blogumda yeni bir uygulama başlatıyorum. Adı yazdığım yazının başlığından sizlere malum olmuştur, “Her Gün Bir Doz Blog”.

Nedir peki bu uygulama derseniz? Yarın akşamdan itibaren 30 gün boyunca her gün bir tane olmak üzere, okumaktan tat aldığım 30 blogu sitemin ortasındaki alanda büyük bir reklamla duyuracağım.

Dilerim duyurduğum blogları okumaktan en az sizlerde benim kadar tat alırsınız.


Ekim 25th, 2008 Etiketler: , , , ,
| Kategori: Defocu | 4 Yorum » Yazar: abdullah