Hayatımın Filmi (Leon)
Benim için izlenecek kalitede bir film bulmak gerçekten sıkıntıdır. Bugüne kadar yüzlerce film seyrettim ama içlerinden izlerken gerçekten heyecanlandığım film sayısı, toplasanız bir elin parmaklarını geçmez. Bu kadar film arasından çok azını beğenen biri olarak artık ortalama 10 dakikaya 120 dakikalık bir filmi izler hale geldim. Arkadaşlarım ve kardeşlerim bu durumdan her ne kadar sıkıntılı olsalar da, sıradan konuları işleyen, sıradan oyunculuklar için artık o kadar vakit ayırmak istemiyorum.
İşte durum böyle, bugün parmaklarıma sığdırabildiğim filmlerden biri olan Leon‘dan bahseceğim biraz. Nerden esti bilmiyorum, bugün aklıma filmden kareler geldi birden, açtım tekrar izledim bende. Şimdi de yazıyorum.
Ortaokul ve lise yıllarında Leon (Jean Reno bir numaradır) ve Mathilda’nın (Natalie Portman) yanyana yürüdükleri o olağanüstü sahneyi barındıran fragmanı, arada sırada televizyonda görürdüm. 1994 yılında çıkan bu filmi, onca reklamdan sonra bir DVD ile 2002 yılında izleme fırsatı bulabildim. Sıradışı bir hikayeydi bence, kimsesiz bir kiralık katil ve kardeşinin intikamını almak isteyen 12 yaşlarında bir kız çocuğunun kesişen hayatlarını ve birbirlerine duyduklarını sevgiyi anlatan film, insanın dünyaya bakış açısını bile değiştirebilir güçteydi. Film, sadece duygusal sahneleriyle değil, aksiyon sahneleriyle de bence bir numaraydı. Matilda’nın polislerin elinde rehin olarak bulunduğu ve Leon’u almak için motel odasına geldikleri sahne ve tabi sonrası, bence bu konuda sinema tarihinde çığır açan bir kaç kareden biridir. Şu satırları yazarken bile heyecanlandığıma göre o çığırı açmadıysa da ben şimdi açıyorum.
Neyse sözün özü, filmi izleyin. Benim gibi zor film beğenenler bile bu filme 130 dakikalarını ayırsınlar. Eminim memnun kalacaklardır.
