Hüzünlü Bir Hikaye, “Devrim Arabaları”
Yıl 16 Haziran 1961, dönemin darbeci Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel‘in emriyle ilk yerli otomobil yapma görevi TCDD’ye veriliyor. Yapılması istenen tarih 29 Ekim 1961. Evet, şaka gibi o dönem iğne bile üretemediği söylenen bir ülkede 4,5 ayda bir otomobil üretilmek isteniyor.
Hikaye böyle başlıyor, sonrasını çoğumuz biliyoruz. İki devrim arabasından ilki içine benzin konmadığı için 100 metre gittikten sonra durur. Cemal Gürsel ikinci devrim arabasıyla Anıtkabir’e gider. Ama bu unutkanlık, bir ülkenin kaderinde büyük bir yara açar, yoğun yıpratmalarla (medya, bürokrasi, hatta sokaktaki adam) “Devrim” arabası tarihten silinir. Yıl 2008 ve hala yerli bir arabamız yok.
Şu sıralar sinemalarda bu hikayenin filmi oynuyor, bir avuç mühendisin yapamazsınız diyen herkese karşı verdiği savaşın hikayesi. Filmin adı “Devrim Arabaları” . Filme daha gitme fırsatım olmadı, yalnız fragmanı bile beni bir hayli etkiledi.
Fragmanda gördüğüm kadarılıyla herkesin söylediği bir tek kelime var “Yapamazsınız”. Bunu duyunca tutamadım bende kendimi, konuyu buraya taşıdım. “Nedir kardeşim, bizdeki bu batı hayranlığı?”, neden aramızdan birileri birşey yapmak isteyince, “Sen kimsin?”, “Çapın ne?” gibi sorularla karşılıyoruz, ilk önce onu. İşte bu film bence nerelerde, ne gibi yanlışlar yaptığımızı anlatıyor bize. Hepinizin gitmesini şiddetle tavsiye ediyorum.
Unutmadan filmin afiş sloganı “Ya Yaparsak!”.
